Yağ Enjeksiyonu

Yağ enjeksiyonu, hastanın kendi yağ dokusunun, belli süreçler izlenerek bazı işlemlerden geçirilmesi ve tekrar kendi vücuduna enjekte edilmesi olarak özetleniyor.

Hangi Bölgelere Uygulanabilir?

Yağ dokusu, göbek çevresi, kalça veya uyluk bölgesinden alınabiliyor. Belli işlemlerden geçirildikten sonra enjekte edildiği bölgeye hacim veriyor, kırışıklıkları gideriyor. Yüze yağ enjeksiyonu en sık tercih edilen işlemler arasında yer alıyor. Bunun dışında memeye yağ enjeksiyonu da yapılabiliyor. Yağ enjeksiyonu ile dudak hacmi artırılabiliyor, elmacık kemikleri daha belirgin hale getirilebiliyor. Ayrıca yanak ve alın hacmi artırılabiliyor. Enjeksiyonun cildin ne kadar derinine yapılacağı ise kırışıklıkların bulunduğu yere ve derinliğine göre değişiyor. Ancak yağ dokusunun bir kısmı zamanla vücut tarafından absorbe edilebildiği için işlemin kalıcılığı için 6 ay içinde tekrar seanslarına ihtiyaç olabildiğinin unutulmaması gerekiyor.

Dudakları kalınlaştırmak, ağız kenarındaki derin kırışıklıkları doldurmak, elmacık kemiklerini belirgin hale getirmek veya alt çeneyi biraz büyütmek için yağ enjeksiyonu yapılabiliyor. Ayrıca bazı durumlarda daha sonra yapılacak cerrahi girişime prova amacıyla yapılabiliyor. Örneğin, kalıcı implantla elmacık kemiği dolgusu yapılması gereken bir hastaya deneme amaçlı yağ enjeksiyonu uygulaması yapılabiliyor.

Yağ enjeksiyonu ayrıca kalça şeklini düzeltmek, daha önceki estetik operasyonlar nedeniyle meydana gelen çökmeler, deformiteleri gidermek, bazı kazalardan sonra oluşan çöküntüleri ortadan kaldırmak için de kullanılabiliyor.

Meme büyütme amacıyla da seçilmiş uygun hastalarda yağ enjeksiyonu yapılabiliyor. Özellikle fazla büyük bir meme istemeyen kadınlarda, eğer bel veya karın bölgesinde yeteri miktarda yağ dokusu varsa, yağ dolgusu çok iyi sonuç verebiliyor. Çünkü çok doğal bir görünüm sağlıyor. Ancak daha iyi bir sonuç için bir yıl kadar sonra bir seans daha yapılması tercih ediliyor.

Yağ Dokusu Nasıl Alınır ve Enjekte Edilir?

Göbek çevresi, kalça, iç veya dış uyluk ya da çene altından alınabilen yağ dokusu için, yaklaşık 3-4 milimetrelik bir kesi yapılıyor. Özel kanüller kullanılarak yağ dokuları toplanıyor. Yıkama, santrifüj gibi işlemlerden geçirilen yağ dokusu, özel enjektörler yardımıyla ihtiyaç duyulan bölgelere enjekte ediliyor.

İşlem yaklaşık 30-60 dakika sürüyor. Lokal anestezi altında yapılsa da ameliyathane ortamında yapılması önem taşıyor. Sedasyon altında hastanın konforu arttırılabiliyor. Yağ enjeksiyonundan artan yağlar, steril tüpler içinde uygun soğutma cihazlarında saklanabiliyor. Böylece ihtiyaç duyulduğunda kişiye tekrar enjekte edilebiliyor. Tekrar yağ alım zahmetinin olmaması nedeniyle hastalar tarafından tercih edilse de, yağ hücrelerinin bozulması ya da enfeksiyon riski nedeniyle yağ dokusunun taze olarak alınıp kullanılması cerrahlar tarafından daha çok tercih ediliyor.

Yağ enjeksiyonu hastanede yatış gerektirmeyen bir müdahaledir. Hasta aynı gün, işlemden birkaç saat sonra evine gidebiliyor. Yağ enjeksiyonu, ilk birkaç gün dışında, genel olarak insanın günlük yaşantısını etkileyecek boyutlarda bir rahatsızlık vermez. İlk iki gün ödemin fazlalığı ve bazı alanlarda oluşabilecek morluklar nedeniyle daha çok dinlenerek geçirilmelidir.

Kalıcı Bir Dolgunluk Sağlar mı?

Yeni yerine enjekte edilen yağ hücrelerinin ne kadarı yaşarsa yağ enjeksiyonu o kadar kalıcı oluyor. Günümüzde yeni geliştirilen bazı cihazlarla yağ dokusu hava ile hiç temas ettirilmeden ilgili bölgeye transfer edilebiliyor. Bu da doku kaybının daha az olmasını, dolayısıyla kalıcılık süresini de uzatıyor. Yağ hücrelerinin hangi oranda canlı kalacağı, kullanılan cerrahi malzemeye, yağın alınış ve veriliş biçimine, yağların çeşitli işlemlerden geçirilerek aktarılmasına bağlı olarak değişiyor. Hareketsiz bölgelerde kalıcılıkta başarı şansı daha yüksek oluyor.